• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • EMLAK
  • OTOMOTİV
  • KÜLTÜR / SANAT
  • DÜNYA
  • GENEL
  • SEKTÖREL
  • TURİZM YAŞAM TARIM SAĞLIK TEKNOLOJİ HABER YORUM BAŞARI HİKAYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM
  • Ara
ŞEHRİN SAKLI AYRICALIĞI, YAKINDA HAYAT BULUYOR “TERA ORMAN BEYKOZ”
ŞEHRİN SAKLI AYRICALIĞI, YAKINDA HAYAT BULUYOR “TERA ORMAN BEYKOZ”
Paint İstanbul Kapılarını Açtı
Paint İstanbul Kapılarını Açtı
5. Türkiye Avrupa İş Dünyası Ödülleri 2 Haziran'da Sahiplerini Buluyor
5. Türkiye Avrupa İş Dünyası Ödülleri 2 Haziran'da Sahiplerini Buluyor
Metafor Ankara'da Ticari Faz Devrede View Yapı'dan Yeni Yatırım Hamlesi
Metafor Ankara'da Ticari Faz Devrede View Yapı'dan Yeni Yatırım Hamlesi
X Eroğlu Holding, “Fırsat Eşitliğini Destekleyen Şirketler” Listesinde
X Eroğlu Holding, “Fırsat Eşitliğini Destekleyen Şirketler” Listesinde
FCR GYO Genel Müdürü Emrullah Temel: Nitelikli konuta talep artıyor
FCR GYO Genel Müdürü Emrullah Temel: Nitelikli konuta talep artıyor
Gedik Yatırım Ailesi 35’inci yaşını kutladı
Gedik Yatırım Ailesi 35’inci yaşını kutladı
AYİDER Başkanı Hakan ŞİŞİK:
AYİDER Başkanı Hakan ŞİŞİK: "Maliyet Artışını Usta Eksikliği Tetikliyor"
Boyada Dünyanın 3. Avrupa'nın 2. Büyük Fuarı Paintistanbul Kapılarını açıyor
Boyada Dünyanın 3. Avrupa'nın 2. Büyük Fuarı Paintistanbul Kapılarını açıyor
Bir Site Daha %100 Uzlaşmalı Kentsel Dönüşüme Girdi
Bir Site Daha %100 Uzlaşmalı Kentsel Dönüşüme Girdi
SUR YAPI TATİL EVLERİ ANTALTA’DA YENİ DÖNEM 4 MEVSİM TERMAL AYRICALIĞI
SUR YAPI TATİL EVLERİ ANTALTA’DA YENİ DÖNEM 4 MEVSİM TERMAL AYRICALIĞI
İhlas Gayrimenkul'ün Ispartakule'deki yeni projesi Bizim Evler 12 satışa çıktı
İhlas Gayrimenkul'ün Ispartakule'deki yeni projesi Bizim Evler 12 satışa çıktı
AYİDER Başkanı Hakan ŞİŞİK
AYİDER Başkanı Hakan ŞİŞİK "Kentsel Dönüşümde Finansman Sorunu Aşılacak"
Rossmann Türkiye'den perakende sektöründe çalışan devrimi
Rossmann Türkiye'den perakende sektöründe çalışan devrimi
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Covid_19 Pandemisinin Eğitim Hayatına Etkisi ve Ödemelerin İadesi
EKONOMİ
Yayınlanma: 11 Ağustos 2020 - 13:14
Güncelleme: 11 Ağustos 2020 - 13:30

Covid_19 Pandemisinin Eğitim Hayatına Etkisi ve Ödemelerin İadesi

Koronavirüs, covid_19 nedeniyle özel okullar da kapalı. Bu okullarda uzaktan eğitim yapılsa da, velilerle okul sahipleri arasında 'ücret' tartışması sürüyor. Av.Hamid ALTINTAŞ 'ın Patronlarinsesi.com için kaleme aldığı ve bu konudaki görüşünü sizler için paylaşıyoruz.. Patronlarinsesi.com

EKONOMİ
11 Ağustos 2020 - 13:14
Güncelleme: 11 Ağustos 2020 - 13:30
Yorumlar
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Covid_19 Pandemisinin Eğitim Hayatına Etkisi ve Ödemelerin İadesi
Kişinin elinde olmayan, isteği dışında gelişen olgu veya sebepler dolayısıyla meydana gelen durumlar mücbir sebeplerdir. Mücbir sebep birden çok durumu ihtiva edebilecek kadar geniş bir kavramdır. Bu bağlamda günümüzde Covid-19 hastalığı daha doğrusu pandemisi  bazı konularda mücbir sebep sayılırken bazı konularda mücbir sebep sayılmamaktadır.Ancak eğitim anlamında değerlendirildiğinde pandemi mücbir sebep olarak değerlendirilebilecektir. Kaldı ki, Yargıtay da birçok kararında salgın hastalıkları, sübjektif olaylar nazarında mücbir sebep olarak kabul etmektedir.

Mücbir sebebin karşımıza çıktığı alanlardan birisi de ifa imkânsızlığıdır. İfa imkânsızlığı bir borcun ifasının borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebepten ötürü imkânsızlaşmasını ifade eder ve bu durum Türk Borçlar Kanunu’nun 136. maddesinde de aynı şekilde ifade edilmektedir. Öyleyse, ilk olarak ortada bir borcun ifasını taraflar bakımından imkânsız hâle getirecek bir durum olmalı ve ikinci olarak söz konusu durumdan borçlu sorumlu tutulamamalıdır ki ifa imkânsızlığından söz edilebilsin. İfa imkânsızlığının sonucu olarak Kanun taraflar arasında sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğini öngörmüştür.
Bunun yanında, bir borcun ifası kısmen de imkânsızlaşabilir. Şu kadar ki, Kanunun 137. Maddesine göre, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkânsızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer. Demek ki, Kanun gereği kısmi imkânsızlık hâlinde de taraflardan borcu imkânsız hâle getiren durumu “öngörememe”leri beklenmektedir.
Geldiğimiz noktada karşılaşılan en büyük sorunlardan bir tanesi milyonlarca öğrencinin eğitim aldığı kurumların pandemi talihsizliği sebebiyle uzunca bir süre kapalı kalması olmuştur. Zira, öğrenciler her ne kadar çevrimiçi(online) eğitime geçmişlerse de, ifa kendisinden beklenen verimi büyük ölçüde kaybetmiştir. Bir başka anlatımla, söz gelimi, bir öğrencinin dershaneye ihtiyaç duymasının en temel sebepleri fiili olarak dershaneye giderek eğitim almak, disipline olmak ve etütlere katılarak sorularını sorabilme fırsatı elde etmektir. Dolayısıyla bir dershane ile kurulan bir sözleşmede dershanenin edimi (borcu) öğrencinin esaslı beklentilerine cevap vermek ve bunu ifa etmek iken; öğrencinin daha doğrusu öğrenci velisinin edimi (borcu) dershaneye gerekli ücreti ödemektedir. Buradan hareketle, online eğitime geçildiği vakit dershane ile kurulmuş olan sözleşmede etüte gitmek ve disipline olmak şeklindeki edim imkânsız hâle gelmiştir. Keza bu edim mücbir sebep yani salgın hastalık dolayısıyla imkânsız hâle gelmiştir. Üstelik, burada bu edimin mücbir sebep geçtikten sonra da ifa edilmesi beklenemez. Zira, öğrenciler sınavlara zaten girdikleri için artık pandemi dönemi bitince dershanenin kendisinden beklenen edimi ifa etmesi gibi bir olasılıktan söz etmek mümkün değildir. Bir nevi ifa anlamını yitirmiştir artık.

Tüm bunlara ek olarak, yukarıda örnekte anılan dershane gibi birçok eğitim kurumu online eğitim vermişlerse de, online eğitim ile örgün eğitim arasında hem nitelik hem de verim açısından farklılıklar mutlaka oluşacaktır. Keza, online eğitim ile örgün eğitim masrafları da aynı değildir. Eğitim kurumu bakımından çevrim içi eğitim vermek, zaman zaman -daha düşük ücretlerle eğitimcilerin istihdam edilmesi gibi- daha kârlı hâle gelebilmektedir. Bu noktada esasında eğitim kurumundan beklenen “edim” elde olmayan sebeplerle gereği gibi ifa edilememektedir. Bu bağlamda, yukarıdaki ifanın imkânsızlaşmasına dair açıklamalara ek olarak, eğitim-öğretim dönemi başında akdedilen sözleşmede ücreti ödeyen taraf bakımından indirim istenebilme seçeneği de doğacaktır.

Yukarıda açıklanan hususlar göz önüne alındığında, yine dershane örneğinden açıklamak gerekirse, dershane ile karşı taraf arasında mücbir sebepten kaynaklanan bir ifa imkânsızlığından söz edilebilir. Buradaki ifa imkânsızlığı somut olayın şartlarına göre kısmı ifa imkânsızlığı olarak da değerlendirilebilir. Şöyle ki;
  • Şayet taraflar edimlerini pandemi başlayana kadar karşılıklı olarak ifa ettilerse (söz gelimi, öğrenci dershaneden eğitim aldı ve karşılığında da aylık olarak parasını ödemeye devam etti) bu hâlde dershanenin borcu TBK m. 137 kapsamından istem dışında gelişen bir sebep dolayısıyla imkânsız hâle gelmiştir.
Söz konusu durumu Tüketici’nin Korunması Hakkındaki Kanun özelinde değerlendirmeden evvel konuyla ilgili şu hususların da altını çizmek gerekir:
  • Herhangi bir sözleşme değerlendirilirken somut sözleşme şartları ve klozları göz önüne alınarak değerlendirilmelidir.
  • Özel hukuk özellikle tüketici hukuku kaynaklı sözleşmeler birer özel dikim takım elbise gibidir ve bunların muhatabına göre değerlendirilmesi gerekir.
  • Özel hukuk sözleşmelerinde tarafların iradesi ön plandadır ve şayet taraflar sözleşmede pandemi ile alakalı bir mücbir sebep klozuna yer verdilerse, tarafların bu yöndeki iradesi ön planda tutulmalıdır.
  • Sözleşme tarafları akdettikleri sözleşmede mücbir sebebi öngörmekle beraber, salgın hastalığı bu mücbir sebep içine yazılı olarak dahil etmemişlerse; o zaman tarafların beyanı değil sözleşmeyi akdettikleri sıradaki iradeleri esas alınmalıdır.
Tüm bu açıklamalardan sonra konuya geri döndüğümüzde, daha doğrusu sözleşme taraflarından birisinin tüketici olduğunu varsaydığımızda, taraflara verilen irade serbestisi biraz daha silikleşmektedir. Zira, gerek genel hükümler gerekse Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun tüketiciye karşı daha ihtimamlı yaklaşmakta ve onu korunması gereken kişi (zayıf olanın korunması ilkesi gereği) olarak addetmektedir. Bu durum sözleşmenin ekonomik olarak daha iyi konumda olan tarafına karşı en iyi mekanizmalardan birisidir. Zira, söz gelimi, salgın hastalık süresinde zorunlu olarak kapalı kalan eğitim kurumu -yukarıda örneklendirildiği gibi- edimini ifa etmemesine rağmen sözleşmenin diğer tarafından parasını tahsil edebilmek için çeşitli yollar deneyebilmektedir. Bunlardan bir tanesi eğitim kurumlarının ellerindesenetler olduğunu ileri sürerek takip başlatmasıdır. Oysa ki, Tüketici’nin Korunması Hakkında Kanunu’n “Genel Esaslar” başlıklı 4. maddesinin 5. fıkrasına göre, tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir. Bir başka anlatımla, örneklendirmek gerekirse, eğitim-öğretim dönemi başında tüketici tarafça tek bir senet imzalanmış ve bu senet taraflar arasında emre yazılı senet olarak düzenlenmişse Tam olarak bu noktada TKHK devreye girmektedir ve az evvel anılan Kanun hükmü uyarınca, söz konusu emre yazılı senet taraflardan birisinin tüketici olması hasebiyle geçersiz olacaktır. Şu kadar ki, eğitim kurumları emre yazılı senetler ile icra takibi başlatabilseler de, tüketici taraf söz konusu senedin geçerli olmadığını ileri sürerek iptalimi isteyebilecektir. Öyleyse, TKHK’daki bu hüküm gereği hiçbir eğitim kurumu tüketici tarafından imzalanan senedin emre yazılı bir senet olduğuna dayanarak söz konusu senedin tahsilini bu yolla yapamayacaktır. Hatta bu yolla yapılan takip tüketici tarafından takibin iptali davasına konu edilebilecektir.

Sonuç olarak, pandemi sürecinde eğitim vermemiş olan eğitim kurumları bu döneme ilişkin olarak ücret talep edemeyecektir. Ancak online olarak eğitim veren kurumlar var ise işin gereği ve hakkaniyet ölçüsünde örgün eğitim ile online eğitim arasında ki belirlenecek fiyat farkı kadar indirim yapması gerekecektir. Diğer husus ise yukarıda detaylı olarak bahsetmiş olduğumuz eğitim kurumlarınca tüketiciden alınan senetlerin geçerliliği noktasındadır. Eğer ki tüketici tarafından emre yazılı olarak düzenlenmiş bir senede imza atılmış ise, eğitim kurumu iş bu senede dayanarak icra takibi yapabilirse de bunun iptaline ilişkin tüketici tarafından dava açılır ise tüketicinin senede dayalı borçtan kurtulma imkanı olacaktır. Bu durum genel bir kural olmakla birlikte her olayı kendi içerisinde ve sübjektif olarak değerlendirmek gerekmektedir.

Av.Hamid ALTINTAŞ
ajansFİKİRTEPE / www.patronlarinsesi.com
# hukuk# avukat# avukat hamid altıntaş# koronavirüsü# pandemi# patronlar sitesi# patronların sesi# ajansfikirtepe# özel okullar# dersaneler# tüketici hakları hakem heyeti# tüketiciyi koruma kanunu
EDİTÖR
Patronların SESİ
Patronların SESİ
  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Paint İstanbul Kapılarını Açtı
Paint İstanbul Kapılarını Açtı
X Eroğlu Holding, “Fırsat Eşitliğini Destekleyen Şirketler” Listesinde
X Eroğlu Holding, “Fırsat Eşitliğini Destekleyen Şirketler” Listesinde
Gedik Yatırım Ailesi 35’inci yaşını kutladı
Gedik Yatırım Ailesi 35’inci yaşını kutladı
La Lorraine Türkiye'den Onuncu Yılında Türkiye'ye Yatırım Hamlesi
La Lorraine Türkiye'den Onuncu Yılında Türkiye'ye Yatırım Hamlesi
Son Haberler
ŞEHRİN SAKLI AYRICALIĞI, YAKINDA HAYAT BULUYOR “TERA ORMAN BEYKOZ”
ŞEHRİN SAKLI AYRICALIĞI, YAKINDA HAYAT BULUYOR “TERA ORMAN BEYKOZ”
Paint İstanbul Kapılarını Açtı
Paint İstanbul Kapılarını Açtı
5. Türkiye Avrupa İş Dünyası Ödülleri 2 Haziran'da Sahiplerini Buluyor
5. Türkiye Avrupa İş Dünyası Ödülleri 2 Haziran'da Sahiplerini...
Metafor Ankara'da Ticari Faz Devrede View Yapı'dan Yeni Yatırım Hamlesi
Metafor Ankara'da Ticari Faz Devrede View Yapı'dan Yeni Yatırım Hamlesi
X Eroğlu Holding, “Fırsat Eşitliğini Destekleyen Şirketler” Listesinde
X Eroğlu Holding, “Fırsat Eşitliğini Destekleyen Şirketler” Listesinde
Şua İnşaat Patronu Nimetullah Kaya, ''Konut Satışındaki Rekor Artış Yaşandı''
Şua İnşaat Patronu Nimetullah Kaya, ''Konut Satışındaki Rekor Artış Yaşandı''

Ana Sayfa
GÜNDEM
EKONOMİ
EMLAK
OTOMOTİV
KÜLTÜR / SANAT
DÜNYA
GENEL
SEKTÖREL
TURİZM
YAŞAM
TARIM
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
HABER YORUM
BAŞARI HİKAYESİ
KENTSEL DÖNÜŞÜM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • EMLAK
  • GENEL
  • KÜLTÜR / SANAT
  • OTOMOTİV
  • SEKTÖREL
  • SEYAHAT
  • Foto Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.